Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA - İmam Hüseyin’in (a.s) buyurmuş olduğu, “Ben iyiliği emredip, kötülükten sakındırmak için kıyam ettim.” sözünden maksat nedir?
İmam Hüseyin (a.s) bu cümlesiyle niçin kıyam ettiğini ve başlatmış olduğu bu hareketin temel felsefesinin ne olduğunu çok kısa, fakat özlü bir şekilde anlatmaktadır.
Bu rivayetten ayrıca, iyiliği emredip kötülükten sakındırmanın (emri bil maruf ve nehyi anil münker) önemi ve İslâm’daki yeri anlaşılmaktadır. Hadisi daha iyi anlayabilmek için, bu ilâhî farizanın, Allah katındaki konumuna dikkat etmeliyiz.
İyiliği emredip kötülükten sakındırmak, İbrahimî dinlerin hepsinde konu edilmiş, bütün peygamberler, resuller, imamlar ve salih müminler tarafından uygulanması istenilmiştir. Bu Allah tarafından yapılması istenen diğer emirler gibi değildir. Birçok mesele için ölçü ve peygamberlerin gönderiliş sebebidir. Zira içerisinde bulunduğumuz bu madde âlemi iyiliklerle kötülüklerin, hakla batılın, karanlıkla aydınlığın, güzel sıfatlarla kötü sıfatların iç içe, bazen ayırt edilemeyecek kadar karışık olduğu bir yerdir. Öyle ki, çoğu zaman insan neyin iyi ve neyin kötü olduğunu ayırt edemez duruma gelir. Güzellikle kötülüğü birbirinden ayırıp sonrasında ona göre davranmak çok zor bir hal alır.
İşte bu esnada, hikmet sahibi, kullarını seven ve onların kemale ulaşmasını isteyen yüce Allah, peygamberler gönderir. Sırf insanlığa neyin iyi ve neyin kötü olduğunu anlatmaları için. Bütün ilahi dinler; insanlara neyin iyi neyin kötü, hangi işin karanlığa hangi işin aydınlığa götürdüğünü ve nelerin faydalı, nelerin zararlı olduğunu gösterdikten sonra, insandan iyilikleri yapıp kötülüklerden uzak durmalarını istemektedir. Buna Allah’ın insanı hidayet etmesi diyoruz. İşte yüce Allah doğru yolu kullarına böyle gösterir.Yüce Allah, Kur’ân’ın birçok yerinde müminlerden ilk önce iyiliği emredip kötülükten sakındırmayı, daha sonra namaz kılmalarını, zekât vermelerini, Allah’a ve Resulüne itaat etmelerini istemektedir. [1]Resulullah (s.a.a) bu vazifenin önemini şöyle açıklıyor: “Kim iyiliği emredip, kötülükten sakındırırsa Allah’ın, Allah’ın kitabının ve Allah’ın Resulü’nün yeryüzünde ki halifesidir.” [2]Hz. Ali (a.s) ise şöyle buyurmaktadır: “Dinin intizamı iyiliği emredip kötülükten sakındırmaya bağlıdır.” [3]İmam Bâkır (a.s) nakledilen bir hadiste buyuruyor ki:”İyiliği emredip kötülükten sakındırmak, peygamberlerin yoludur. Salih ve iyi insanların en önemli programıdır. Diğer farzlar bu farzın uygulanmasına bağlıdır. Yollar ancak bu emri yerine getirmekle güvenli olur. Alışverişlerinizin helâl olması bununladır. Bilin ki, iyiliği emredip kötülükten sakındırdığınız sürece düşmanlarınız insaflı olacaktır… İşleriniz bir düzene girecektir.” [4]Demek ki, Allah tarafından herkes için konulan bu görev sadece İmam Hüseyin’e özel değildi. Bu ilahi emir bütün peygamberlerin, resullerin, imamların ve müminlerin uygulaması gereken bir görevdir.Hz. Hüseyin’in (a.s) döneminde bu farzı yerine getirmek çok daha hayati bir önem arz etmekteydi. Çünkü iyiliklerle kötülükler ayırt edilmeyecek şekilde birbirine karışmış, toplumun her kesiminde günahlar işlenip, iyilikler terk edilmişti. Artık Allah’ın dini ve Peygamberin sünneti unutulmuş, yok olmaya bırakılmıştı. Peygamberin ve Hz. Ali’nin kurmuş olduğu adalet düzeninden geriye bir eser kalmamıştı. İşte bu durumda köklü bir değişime ihtiyaç vardı. Toplumda büyük bir reform başlatıp, İslâm dinini eski canlılığına kavuşturmak ve iyiliği emredip kötülükten sakındırmak gerekiyordu. Bu yapabilecek tek kişi de İmam Hüseyin (a.s) idi.O kıyam etti, bozuk sisteme karşı başkaldırdı, herkese iyiliği emredip kötülükten sakındırarak hareketini başlattı, böylece hakla batılı bir birinden ayırdı, ceddi Resulullah’ın (s.a.a) dinini yok olmaktan korudu, İslam’a yeni bir canlılık kazandırdı.Hüseyin b. Ali (a.s) insanlığın ebedi saadeti için kıyam etti ve bunun yolunun iyiliği emredip kötülükten sakındırmaktan geçtiğini çok iyi bildiğinden kıyamını da bunun üzerine oturttu.”Ben bozgunculuk yaratmak, toplum düzenini bozmak, zulüm etmek için kıyam etmedim, ben ceddim Resulullah’ın (s.a.a) ümmetini ıslah etmek ve iyiliği emredip kötülükten sakındırmak için kıyam ettim.” [5]
[1] – Tövbe, 7.
[2] – Mizanu’l-Hikme, c. 4, s. 80.
[3] – Gureru’l-Hikem, c. 2, s. 400.
[4] – Usulu Kâfi, c. 5, s. 55.
[5] – Biharu’l-Envar, c. 44, bab. 37, hadis. 2.